"tenuous" in Turkish
Definition
Bir şey çok zayıf, ince veya belirsiz olduğunda 'tenuous' denir. Hem fiziksel olarak hem de düşünce veya ilişki gibi soyut konular için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok resmi ve akademik bağlamlarda zayıf veya belirsiz durumları tanımlamak için kullanılır ('tenuous link', 'tenuous relationship'). Güçlü veya açık bağlantılarda kullanılmaz.
Examples
The evidence for his story is very tenuous.
Onun hikayesi için kanıtlar oldukça **zayıf**.
Our connection is pretty tenuous after so many years apart.
Yıllar sonra bağımız oldukça **zayıf** kaldı.
She made a tenuous argument in the debate.
O tartışmada **zayıf** bir argüman sundu.
There's only a tenuous link between the two events.
İki olay arasında sadece **zayıf** bir bağlantı var.
His hope of getting the job was tenuous at best.
İşi alma umudu olsa olsa **zayıftı**.
The team's lead was tenuous and could disappear at any moment.
Takımın üstünlüğü **zayıf**tı ve her an kaybolabilirdi.