아무 단어나 입력하세요!

"temerity" in Turkish

cüretkarlıkpervasızlık

Definition

Gereğinden fazla cesur ya da kendine çok güvenli davranmak, çoğunlukla saygısız ya da düşüncesiz olarak algılanır. Riskleri düşünmeden yapılan pervasız hareketler için kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Resmi ve edebi bir kullanım. Genellikle "have the temerity to" ifadesiyle birlikte bulunur ve yapılan cesareti onaylamayan ya da şaşkınlık ifade eden bir ton içerir. Sıradan cesaretten daha olumsuz bir anlam taşır.

Examples

He had the temerity to question the teacher’s decision.

Öğretmenin kararını sorgulama **cüretkarlığını** gösterdi.

No one else had the temerity to speak up.

Başka hiç kimse konuşma **cüretkarlığını** göstermedi.

His temerity surprised the whole group.

Onun **cüretkarlığı**, tüm grubu şaşırttı.

I can’t believe she had the temerity to show up late and demand a seat.

Geç kalıp bir de yer isteme **cüretine** sahip olduğuna inanamıyorum.

It takes a lot of temerity to criticize your boss in public.

Patronunu toplum önünde eleştirmek için çok **cüretkarlık** gerekir.

Jake had the temerity to laugh at the judge's comment during court.

Jake, mahkemede hakimin yorumuna gülme **cüretini** gösterdi.