"tell from" in Turkish
Definition
İki şey arasındaki farkı tanımak ya da birini diğerinden ayırt edebilmek.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle 'can't tell X from Y' şeklinde kullanılır, iki şey çok benzer olduğunda aradaki fark zor anlaşılır. 'Söylemek' anlamında değil, ayırt etmeye odaklıdır.
Examples
I can't tell the twins from each other.
İkizleri birbirinden **ayırt edemiyorum**.
Can you tell wood from plastic by touch?
Dokunarak ahşabı plastikten **ayırt edebilir misin**?
He couldn't tell truth from lies.
O, gerçeği yalandan **ayıramadı**.
After years apart, I can still tell his voice from anyone else's.
Yıllar sonra bile onun sesini başkalarınınkinden **ayırt edebiliyorum**.
Sometimes it’s hard to tell expensive wine from cheap wine.
Bazen pahalı şarabı ucuz şaraptan **ayırt etmek** zor olabilir.
With their new uniforms, I can barely tell the staff from the guests.
Yeni üniformalarıyla artık personeli misafirlerden **ayırt etmek** neredeyse imkânsız.