"tarry" in Turkish
Definition
Bulunulan yerde gerekenden fazla kalmak veya acele edilmesi gereken bir durumda gecikmek.
Usage Notes (Turkish)
Kullanımı resmî, edebi veya eski dilde yaygındır; günlük konuşmada genellikle kullanılmaz. Bunun yerine 'kalmak', 'oyalanmak' denebilir.
Examples
We should not tarry or we will be late for the train.
**Oyalanmamalıyız**, yoksa treni kaçırırız.
Do not tarry on your way home.
Eve giderken **oyalanma**.
He chose to tarry at the park for a while.
O, bir süre parkta **oyalanmayı** seçti.
If you tarry any longer, we'll miss dinner.
Daha fazla **oyalanırsan** akşam yemeğini kaçırırız.
She would often tarry by the river after school, lost in thought.
Okuldan sonra genellikle nehir kıyısında düşüncelere dalarak **oyalanırdı**.
Fear not and tarry not, for we must go now.
Korkma ve **oyalanma**, şimdi gitmeliyiz.