"take against" in Turkish
Definition
Açık bir nedeni olmadan birine ya da bir şeye aniden soğumak ya da hoşlanmamaya başlamak.
Usage Notes (Turkish)
Bu ifade Britanya İngilizcesinde daha yaygın ve hafif resmî ya da eski görünebilir. Genelde hafif, açıklaması zor bir hoşlanmamazlığı ifade eder. 'take against someone' ile sık kullanılır. Amerikan İngilizcesinde nadir.
Examples
She seemed to take against her new neighbor for no reason.
O, yeni komşusundan **bir şekilde hoşlanmamaya** başladı, sebep yoktu.
Did you take against the idea after the meeting?
Toplantıdan sonra o fikre **soğudun mu**?
Children sometimes take against certain foods for no reason at all.
Çocuklar bazen hiçbir sebep yokken bazı yiyeceklerden **soğurlar**.
I don't know why, but after last week, he really took against me.
Neden bilmiyorum ama geçen haftadan sonra o gerçekten bana karşı **soğudu**.
She tends to take against people who remind her of her old boss.
Eski patronunu hatırlatan insanlara karşı **hoşlanmamaya başlama** eğiliminde.
No matter what I did, the manager seemed to take against my suggestions.
Ne yaparsam yapayım, müdür sanki benim önerilerime karşı **soğuyordu**.