"swordplay" in Turkish
Definition
Kılıçla savaşma veya bu konuda yetenek; genellikle bir spor, sahne gösterisi veya tarihi düellolarda görülür.
Usage Notes (Turkish)
'Kılıç dövüşü' genellikle spor (eskrim), tiyatro/filmler veya yetenekli kılıç kullanımı için söylenir. 'Verbal swordplay' gibi mecazi kullanımı da vardır.
Examples
He learned swordplay at a local fencing club.
Yerel bir eskrim kulübünde **kılıç dövüşü** öğrendi.
The movie featured impressive swordplay scenes.
Filmde etkileyici **kılıç dövüşü** sahneleri vardı.
Swordplay requires both skill and quick thinking.
**Kılıç dövüşü** hem yetenek hem de hızlı düşünme gerektirir.
Their witty conversation turned into verbal swordplay.
Onların esprili sohbeti, kelimelerle **kılıç dövüşü**ne dönüştü.
Medieval festivals often include live demonstrations of swordplay.
Ortaçağ festivallerinde genellikle canlı **kılıç dövüşü** gösterileri olur.
He became famous for his daring swordplay in action films.
Aksiyon filmlerindeki cesur **kılıç dövüşü** ile tanındı.