"sweep into" in Turkish
Definition
Ani, kendinden emin ve dikkat çeken bir şekilde bir yere girmek demektir. Hızlı ve güçlü şekilde ortaya çıkan duygu veya olaylar için de kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle gayriresmî konuşmada kullanılır. Birinin etkileyici bir şekilde içeri girmesi veya kuvvetli bir değişiklik ya da duygunun aniden oluşması anlatılır. 'sweep up' ve 'sweep away' ile karıştırılmamalıdır.
Examples
She swept into the room wearing a bright red dress.
Odaya parlak kırmızı elbisesiyle **hızla girdi**.
The crowd swept into the stadium as soon as the gates opened.
Kapılar açılır açılmaz kalabalık stadyuma **hızla girdi**.
Excitement swept into the classroom when the teacher announced a holiday.
Öğretmen tatili açıklayınca sınıfa **heyecan dalgası girdi**.
He swept into the meeting as if he owned the place, not even apologizing for being late.
O, sahibiymiş gibi toplantıya **hızla girdi**, geç kaldığı için bile özür dilemedi.
A feeling of sadness swept into her as she read the letter.
Mektubu okurken onu bir üzüntü **etkisi altına aldı**.
The new mayor swept into office promising big changes for the city.
Yeni belediye başkanı, şehir için büyük değişiklikler vaat ederek göreve **hızla geldi**.