"substantiated" in Turkish
Definition
Bir şey kanıtlanmışsa, bu onun delil veya bilgilerle doğru olduğunun gösterildiği anlamına gelir. Genellikle iddia ya da suçlamalar için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Resmi ve akademik bir kelime. 'substantiated evidence', 'substantiated claim' gibi ifadelere sıkça eşlik eder. Sıradan görüşler için değil; 'confirmed'dan daha resmidir.
Examples
The rumors were not substantiated by any facts.
Söylentiler hiçbir kanıtla **kanıtlanmadı**.
Her claims were substantiated after the investigation.
İddiaları soruşturmadan sonra **kanıtlandı**.
The evidence was substantiated by two scientists.
Deliller iki bilim insanı tarafından **kanıtlandı**.
None of the accusations were ever substantiated in court.
Hiçbir suçlama mahkemede asla **kanıtlanmadı**.
His story sounded interesting, but it wasn't substantiated by any real proof.
Hikayesi ilginç geliyordu ancak hiçbir somut kanıtla **kanıtlanmamıştı**.
Reports about the sighting were quickly substantiated by video footage.
Gözlemle ilgili raporlar kısa sürede video görüntüleriyle **kanıtlandı**.