"strike a bargain" in Turkish
Definition
İki tarafın da koşulları kabul ettiği bir anlaşmaya varmak, özellikle iş ya da müzakerelerde.
Usage Notes (Turkish)
'anlaşmaya varmak' iş, müzakere gibi resmi durumlarda kullanılır; gündelik dilde 'pazarlık yapmak' daha yaygındır.
Examples
They managed to strike a bargain with the seller.
Satıcıyla **anlaşmaya vardılar**.
The two companies hoped to strike a bargain by the end of the week.
İki şirket haftanın sonuna kadar **anlaşmaya varmayı** umuyordu.
We must strike a bargain before signing the contract.
Sözleşmeyi imzalamadan önce **anlaşmaya varmalıyız**.
If you want to get the best price, you’ll need to strike a bargain with them.
En iyi fiyatı almak istiyorsan onlarla **anlaşmaya varmalısın**.
Negotiating late into the night, they finally managed to strike a bargain.
Gece geç saatlere kadar süren müzakerelerden sonra sonunda **anlaşmaya vardılar**.
It’s not always easy to strike a bargain, but with patience, it’s possible.
**Anlaşmaya varmak** her zaman kolay değildir ama sabırla mümkündür.