아무 단어나 입력하세요!

"stifled" in Turkish

bastırılmışboğulmuş

Definition

Nefes almakta veya bir şeyi ifade etmekte engellenmiş olma durumu. Genellikle duygular, yaratıcılık veya seslerin bastırılması anlamında kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Hem fiziksel hem duygusal olarak engellenen durumlar için kullanılır ('stifled creativity', 'stifled laughter'). Doğal olarak ortaya çıkmak istenen bir şeyin engellendiği vurgulanır.

Examples

He gave a stifled cry for help.

**Bastırılmış** bir yardım çığlığı attı.

Her laughter was stifled during the meeting.

Toplantıda kahkahası **bastırılmıştı**.

The baby’s cries were stifled by the blanket.

Bebeğin ağlaması battaniye tarafından **bastırıldı**.

She felt her creativity was stifled at her last job.

Geçmiş işinde yaratıcılığının **bastırıldığını** hissetti.

A stifled economy can’t grow properly.

**Bastırılmış** bir ekonomi düzgün şekilde büyüyemez.

He stifled a yawn during the long lecture.

Uzun ders sırasında bir esnemesini **bastırdı**.