"stickle" in Turkish
Definition
Asıl konu yerine, önemsiz ayrıntılar üzerinde durmak veya ısrar etmek.
Usage Notes (Turkish)
Son derece resmi ve günümüz konuşmalarında nadir kullanılır, daha çok eski metinlerde görülür. 'over' veya 'at' ile birlikte küçük ayrıntılar konusunda ısrar etmek anlamında kullanılır.
Examples
Please don't stickle over every little mistake.
Lütfen her küçük hatada **ayrıntılara takılma**.
They stickle at minor differences in wording.
Onlar kelimedeki küçük farklılıklarda **ayrıntılara takılıyor**.
Don't stickle when we need to agree quickly.
Çabucak anlaşmamız gerekiyorsa, lütfen **ayrıntılara takılma**.
She tends to stickle over things that really don't matter.
O, gerçekten önemli olmayan şeylerde **ayrıntılara takılır**.
We can't afford to stickle at every detail if we want to finish today.
Bugün bitirmek istiyorsak, her ayrıntıda **ayrıntılara takılamayız**.
When it comes to contracts, lawyers often stickle over the tiniest points.
Sözleşmelerde, avukatlar çoğunlukla en küçük noktalar üzerinde **ayrıntılara takılır**.