"stick your oar in" in Turkish
Definition
Birine sorulmadan, istenmeden bir konuşmaya veya olaya karışmak ya da müdahale etmek.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle hafif uyarı veya eleştiri için kullanılır; ‘burnunu sokmak’ deyimiyle birinin işine karışmak anlatılır. ‘Don’t stick your oar in’ → ‘Burnunu sokma’.
Examples
Please don't stick your oar in, this is between me and Sarah.
Lütfen **burnunu sokma**, bu konu sadece Sarah ile benim aramda.
He always tries to stick his oar in when we're talking.
Biz konuşurken o hep **burnunu sokmaya** çalışır.
Try not to stick your oar in during their argument.
Onların tartışmasına **burnunu sokmamaya** çalış.
"I was about to stick my oar in, but then I thought better of it."
Ben de **burnumu sokacaktım**, sonra vazgeçtim.
"She loves to stick her oar in—even when it's none of her business."
O, **burnunu sokmayı** çok seviyor—alakası olmasa bile.
"Sorry to stick my oar in, but have you checked your email yet?"
**Burnunu soktuğum** için özür dilerim, ama e-posta baktın mı?