"stateless" in Turkish
Definition
Hiçbir ülke tarafından vatandaş olarak kabul edilmeyen kişiler için kullanılır. Ayrıca, herhangi bir devlete bağlı olmayan şeyler için de geçerlidir.
Usage Notes (Turkish)
'Stateless' genellikle hukukî ve resmî bağlamlarda, özellikle mülteciler ve vatandaşlığı olmayan kişiler için kullanılır. 'Stateless person' ifadesi 'vatansız kişi' demektir. Bilgisayar bilimlerinde, 'stateless protocol' gibi teknik anlamlarda da görülür.
Examples
She is considered stateless because no country will accept her as a citizen.
Hiçbir ülke onu vatandaş olarak kabul etmediği için **vatansız** sayılıyor.
Many refugees become stateless when they flee their country.
Birçok mülteci ülkelerinden kaçınca **vatansız** oluyorlar.
He was born stateless because his parents had no citizenship.
O, ebeveynlerinin vatandaşlığı olmadığı için **vatansız** doğdu.
After the civil war, thousands of people found themselves stateless overnight.
İç savaştan sonra binlerce kişi bir gecede **vatansız** hale geldi.
It's tough being stateless—you can't get a passport or work legally.
**Vatansız** olmak zor—pasaport alamazsın ya da yasal olarak çalışamazsın.
The internet was designed to be stateless, so each connection stands alone.
İnternet **devletsiz** (stateless) olarak tasarlandığı için her bağlantı bağımsızdır.