"stand on" in Turkish
Definition
Bir şeyin üstünde ayakta durmak; aynı zamanda fikirlerin veya davranışların dayanağı olarak da mecazi şekilde kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Hem gerçek anlamda (bir şeyin üstüne çıkmak) hem de mecazi (ör. 'stand on principles' — ilkelere bağlı kalmak) olarak kullanılır. 'stand up' ve 'stand for' ile karıştırmayın.
Examples
Please stand on the scale to check your weight.
Kilonuzu kontrol etmek için lütfen **terazinin üzerine çıkın**.
Do not stand on the chair, it's not safe.
Sandalyenin üzerine **çıkma**, güvenli değil.
He likes to stand on his beliefs.
O, kendi inançlarının üzerinde **durmayı** sever.
"Don't stand on ceremony," she told the guests.
'**Tören kurallarına uymayın**,' dedi misafirlere.
You can't stand on your rights if you don't know them.
Haklarınızı bilmiyorsanız, onların **üzerinde duramazsınız**.
The cat likes to stand on the windowsill and watch the birds outside.
Kedi, dışarıdaki kuşları izlemek için pencere pervazının üzerinde **durmayı** sever.