아무 단어나 입력하세요!

"squeezes" in Turkish

sıkarsıkıştırırkendini zorla sığdırır

Definition

Bir şeyi sıkarak bastırmak, suyunu çıkarmak, dar bir yere girmek ya da birini sarılmak anlamına gelir. Zaman veya mekân darlığını anlatırken de kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle samimi ve günlük konuşmalarda geçer. 'squeezes a lemon' limonu sıkmak, 'squeezes into a seat' sıkışık yere oturmak, 'give someone a squeeze' birini sıkıca sarılmak demektir. Zaman veya para darlığında da kullanılır. Slang anlamındaki sevgiliyle karıştırılmamalı.

Examples

She squeezes the orange to make fresh juice.

O, taze meyve suyu yapmak için portakalı **sıkar**.

He squeezes my hand when he is nervous.

Gergin olunca elimi **sıkıca tutar**.

Mom squeezes a little ketchup on my fries.

Annem patateslerimin üzerine biraz ketçap **sıkar**.

He always squeezes into crowded trains during rush hour.

Yoğun saatlerde her zaman kalabalık trenlere **sıkıştırır**.

My boss squeezes extra meetings into my schedule every week.

Patronum her hafta programıma fazladan toplantıları **sıkıştırır**.

She squeezes her friend tightly before saying goodbye.

Vedalaşmadan önce arkadaşına sıkıca **sarılır**.