"sputter" in Turkish
Definition
Makine veya kızartma gibi kısa ve patırtılı sesler çıkarmak; ya da kızgınlık veya şaşkınlıkla hızlı ve dağınık konuşmak.
Usage Notes (Turkish)
Makine, kızartma veya birinin heyecanlı ya da sinirli konuşmasını anlatmak için kullanılır. 'engine sputter' sıkça geçer. 'stutter' ile karıştırmayın.
Examples
The old car began to sputter and then stopped.
Eski araba **cızırdamaya** başladı ve sonra durdu.
The eggs sputter in the frying pan.
Tavada yumurtalar **cızırdıyor**.
She started to sputter when she got nervous.
Gergin olunca **kekelemeye** başladı.
His voice sputtered as he tried to protest.
İtiraz etmeye çalışırken sesi **kekeledi**.
The candle sputtered and went out suddenly.
Mum **cızırdadı** ve aniden söndü.
He sputtered with anger, unable to find the right words.
Sinirinden **kekeledi**, doğru kelimeyi bulamadı.