"sprawl" in Turkish
Definition
Kişinin kollarını ve bacaklarını gevşek bir şekilde uzatıp oturması veya yatması, ayrıca bir yerin (özellikle şehirlerin) kontrolsüz şekilde genişlemesi anlamına gelir.
Usage Notes (Turkish)
'urban sprawl' genellikle şehir planlamasında kullanılır ve kontrolsüz büyümeyi ifade eder; kişiler için ise gayri resmi bir şekilde rahatlıkla yayılmak anlamında kullanılır.
Examples
The children sprawled on the grass after playing football.
Çocuklar futbol oynadıktan sonra çimlerin üstüne **serildiler**.
She likes to sprawl on the sofa when she reads.
O, kitap okurken koltuğa **yayılmayı** sever.
The city began to sprawl into the countryside.
Şehir, kırsala doğru **yayılmaya** başladı.
He came home and sprawled across the bed, completely exhausted.
Eve geldi ve tamamen tükenmiş halde yatağa **serildi**.
Suburban sprawl has made traffic much worse.
Banliyödeki **yayılma**, trafiği çok daha kötüleştirdi.
Books and papers sprawled over the desk, leaving no room to work.
Kitaplar ve kağıtlar masanın üstüne **yayılmıştı**, çalışmak için yer kalmamıştı.