아무 단어나 입력하세요!

"splay" in Turkish

yaymakaçmak (uzuvları/nesneleri)

Definition

Parmak, kol, bacak gibi vücut bölümleri veya nesneleri birbirinden uzaklaştıracak şekilde açmak ya da yaymak.

Usage Notes (Turkish)

Kelime çoğunlukla vücut parçalarının veya nesnelerin fiziksel olarak yayılması durumunda kullanılır, genellikle yazılı ve betimleyici ifade içindir; sıvılar için kullanılmaz.

Examples

When startled, the cat's claws instantly splay out.

Kedi korkunca tırnakları hemen **açılır**.

The tree's roots splayed out in all directions, breaking through the pavement.

Ağacın kökleri her yöne **yayılmış** ve kaldırım kırılmıştı.

He splayed his fingers on the table.

Parmaklarını masanın üzerine **yaydı**.

The peacock splays its feathers when it dances.

Tavus kuşu dans ederken tüylerini **açar**.

Her legs splayed out on the floor as she sat down.

Otururken bacakları yere **açıldı**.

Cards lay splayed out across the table after the game.

Oyun sonrası kartlar masanın üzerinde **yayılmıştı**.