"splashy" in Turkish
Definition
Oldukça canlı, parlak veya dikkat çekici olan; başkalarının ilgisini çekmek için yapılmış, genellikle gösterişli şeyler için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok samimi ve az da olsa olumsuz bir anlamı vardır; abartılı moda, organizasyonlar ya da reklamlar için kullanılır. Su sıçraması anlamında kullanılmaz.
Examples
She wore a splashy red dress to the party.
Partiye **gösterişli** kırmızı bir elbise giydi.
The magazine had a splashy cover with bright colors.
Derginin kapağı **gösterişli** parlak renklerle tasarlanmıştı.
The restaurant opened with a splashy event.
Restoran **gösterişli** bir etkinlikle açıldı.
He loves making a splashy entrance wherever he goes.
Nereye gitse, **gösterişli** bir giriş yapmayı sever.
The band’s splashy performance got everyone talking.
Grubun **gösterişli** performansı herkesin dilindeydi.
I’m not a fan of splashy advertising—it feels too over the top.
**Gösterişli** reklamları sevmiyorum—çok abartılı geliyor bana.