"spicing" in Turkish
Definition
Yemeklerin tadını güzelleştirmek veya daha ilginç kılmak için baharat veya çeşni ekleme eylemi.
Usage Notes (Turkish)
En çok yemekle ilgili olarak kullanılır; 'spicing up' ifadesi bir şeyi daha ilginç hâle getirmek anlamında da kullanılabilir.
Examples
She is spicing the soup with some fresh herbs.
O, çorbayı taze otlarla **baharatlıyor**.
He enjoys spicing his food with chili.
Yemeğini biberle **baharatlamayı** sever.
Spicing the rice makes it much tastier.
Pirinç **baharatlandığında** çok daha lezzetli olur.
My mom is great at spicing dishes just right—never too bland, never too hot.
Annem yemekleri **baharatlama** işinde çok iyidir—ne çok sade, ne de çok acı olur.
Are you spicing things up for the party tonight?
Bu geceki partiye biraz **renk katıyor musun**?
A pinch of cinnamon is perfect for spicing up boring oatmeal.
Bir tutam tarçın, sıkıcı yulaf ezmesini **çeşnilendirmek** için idealdir.