"speeder" in Turkish
Definition
Bir aracı, yasal hız sınırının üzerinde süren kişidir. Genellikle trafik suçlusu olarak anılır.
Usage Notes (Turkish)
Sadece hız yapan değil, hız sınırını ihlal eden kişiler anlamındadır. 'Yarışçı' ile karıştırmayın. Polis açıklamaları ve trafik raporlarında geçer.
Examples
The police stopped a speeder on the highway.
Polis, otoyolda bir **hız sınırı ihlalcisi** durdurdu.
A speeder was fined for driving too fast.
Bir **hız sınırı ihlalcisi**, çok hızlı sürdüğü için ceza aldı.
The new camera catches every speeder.
Yeni kamera her **hız sınırı ihlalcisini** tespit ediyor.
You don't want to be known as the neighborhood speeder.
Mahallenin **hız sınırı ihlalcisi** olarak tanınmak istemezsin.
Every weekend, the highway turns into a raceway for speeders.
Her hafta sonu, otoyol **hız sınırı ihlalcileri** için bir yarış pistine dönüyor.
The officer clocked six speeders in just one hour.
Memur, sadece bir saatte altı **hız sınırı ihlalcisi** yakaladı.