"social death" in Turkish
Definition
Bir kişinin toplumdan dışlandığı, yok sayıldığı veya sosyal olarak var olmayan biriymiş gibi muamele gördüğü durum.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle akademik, sosyolojik ya da dramatik ortamlarda, özellikle zorbalık, sürgün veya aşırı yalnızlık durumlarında kullanılır. Fiziksel ölümü değil, toplumsal olarak dışlanmayı ifade eder.
Examples
After she was bullied, she felt a kind of social death at school.
Zorbalığa uğradıktan sonra okulda bir çeşit **sosyal ölüm** hissetti.
Being ignored by all your friends can feel like social death.
Bütün arkadaşların tarafından görmezden gelinmek **sosyal ölüm** gibi hissettirebilir.
Some people worry that moving to a new city will bring social death.
Bazı insanlar yeni bir şehre taşınmanın **sosyal ölüm** getireceğinden endişeleniyor.
For many, being cut off from social media is the new form of social death.
Birçok kişi için sosyal medyadan kopmak, yeni bir **sosyal ölüm** biçimi oldu.
After the scandal, he experienced social death—no one wanted to talk to him anymore.
Skandaldan sonra **sosyal ölüm** yaşadı—kimse artık onunla konuşmak istemedi.
Losing your entire friend group overnight feels like total social death.
Bir gecede tüm arkadaş grubunu kaybetmek tam anlamıyla bir **sosyal ölüm** gibidir.