아무 단어나 입력하세요!

"slump down" in Turkish

yığılıp oturmakçökmek

Definition

Yorgunluk, üzüntü veya hayal kırıklığı nedeniyle güçsüzce ve ağır şekilde oturmak ya da düşmek.

Usage Notes (Turkish)

Resmî olmayan, genellikle biri yorgun veya moralsizken koltuk veya sandalyeye yere çökercesine oturmak. Normal oturuşa değil, çöküş anlamı taşır.

Examples

He slumped down on the sofa after work.

İşten sonra kanepede **yığılıp oturdu**.

The tired student slumped down in his chair.

Yorgun öğrenci sandalyesine **çöktü**.

She slumped down when she heard the bad news.

Kötü haberi duyunca **çöktü**.

"Ugh, I can't take it anymore," he said as he slumped down at his desk.

"Off, artık dayanamıyorum" dedi ve masasına **yığılıp kaldı**.

The dog slumped down by the door, completely exhausted after its walk.

Köpek yürüyüşten sonra kapının yanında **yığıldı**, tamamen bitkin.

When the team lost, the fans just slumped down in their seats, speechless.

Takım kaybedince taraftarlar koltuklarına **yığılıp kaldılar**, sessizce.