"slow up" in Turkish
Definition
Bir şeyi ya da birini yavaşlatmak; hızını veya ilerleyişini azaltmak.
Usage Notes (Turkish)
'Slow up' gayri resmi ve daha çok Amerikan İngilizcesi'nde duyulur; 'slow down'a benzer ama daha az yaygındır. Daha çok konuşmada veya talimatlarda kullanılır.
Examples
Could you slow up, please?
Biraz **yavaşlar** mısın, lütfen?
Traffic tends to slow up during rush hour.
Yoğun saatte trafik genellikle **yavaşlar**.
The cold weather will slow up the construction work.
Soğuk hava inşaatı **yavaşlatır**.
I wish life would slow up a little sometimes.
Bazen hayatın biraz **yavaşlamasını** isterim.
The coach told us to slow up near the end of our run.
Koç koşunun sonunda **yavaşlamamızı** söyledi.
Too many tasks can really slow up your progress at work.
Çok fazla iş gerçekten işteki ilerlemeni **yavaşlatabilir**.