"skate on thin ice" in Turkish
Definition
Kişinin başını derde sokma ihtimali yüksek olan riskli bir işe girişmesi.
Usage Notes (Turkish)
Deyimdir, gerçek anlamı yoktur. Riskli bir hareket veya tehlikeli bir durum için uyarı yaparken sık kullanılır.
Examples
If you tell a lie at work, you are skating on thin ice.
İş yerinde yalan söylersen, **tehlikeli bir işe kalkışmış** olursun.
He knew he was skating on thin ice when he broke the rules.
Kuralları çiğnediğinin farkındaydı, **tehlikeli bir işe kalkıştığını** biliyordu.
You’re skating on thin ice by driving so fast in the rain.
Yağmurda bu kadar hızlı sürmekle **ince buz üzerinde yürüyor** gibisin.
I’m already late, so asking the boss for more time feels like skating on thin ice.
Zaten geç kaldım, patrondan daha fazla zaman istemek **tehlikeli bir işe kalkışmak** gibi hissettiriyor.
Sarah’s been skating on thin ice with her teachers lately—it’s only a matter of time before she gets in trouble.
Sarah son zamanlarda öğretmenleriyle **ince buz üzerinde yürüyor**; başı derde girmesi an meselesi.
You’re skating on thin ice telling Dad about the broken window right now.
Şu an babana kırık pencereyi anlatmakla **tehlikeli bir işe kalkışıyorsun**.