"shout down" in Turkish
Definition
Birinin konuşmasını yüksek sesle, özellikle bağırarak engellemek; sözünü bastırmak. Genellikle tartışmalarda veya toplantılarda olur.
Usage Notes (Turkish)
Çoğunlukla olumsuz bir anlam taşır. 'be shouted down' ifadesi genellikle pasif olarak kullanılır; birinin sesi bastırılıp konuşması engellenmiştir. Protesto veya tartışmalarda yaygındır.
Examples
The speaker was shouted down by the angry crowd.
Konuşmacı, öfkeli kalabalık tarafından **bağırarak susturuldu**.
Please don't try to shout down others during the meeting.
Lütfen toplantı sırasında başkalarını **bağırarak susturmaya** çalışmayın.
They tried to shout down the protesters so no one could hear them.
Kimse onları duymasın diye protestocuları **bağırarak susturmaya** çalıştılar.
He made a good point, but was quickly shouted down by the opposition.
İyi bir nokta yaptı ama muhalefet tarafından hemen **bağırarak susturuldu**.
No matter what she said, people just tried to shout her down.
Ne söylerse söylesin, insanlar sadece onu **bağırarak susturmaya** çalıştı.
It's hard to have a real discussion when someone tries to shout down anyone who disagrees.
Birisi, kim farklı düşünürse onu **bağırarak susturursa** gerçek bir tartışma yapmak zor olur.