"shortcoming" in Turkish
Definition
Eksiklik veya kusur, birinde ya da bir şeyde bulunan zayıf nokta ya da eksik olan, mükemmel olmayan özelliktir.
Usage Notes (Turkish)
Çoğunlukla resmi veya yarı-resmi ortamlarda kullanılır. 'address', 'recognize', 'overcome' ile birlikte görülür. Belirli bir kusuru belirtir, 'mistake' veya 'failure' ile karıştırmayın.
Examples
One shortcoming of this phone is its weak battery.
Bu telefonun bir **eksikliği** zayıf bataryasıdır.
He admitted his shortcoming and tried to improve.
Kendi **kusurunu** kabul etti ve gelişmeye çalıştı.
Every system has some shortcoming.
Her sistemin bazı **eksiklikleri** vardır.
Let's focus on finding solutions, not just pointing out every shortcoming.
Her **eksikliği** işaret etmek yerine çözümler bulmaya odaklanalım.
Despite its shortcomings, the plan worked pretty well.
Bazı **eksikliklerine** rağmen plan oldukça iyi işledi.
Honest feedback helps us recognize our shortcomings and grow.
Dürüst geri bildirim, **eksikliklerimizi** fark etmemize ve gelişmemize yardımcı olur.