아무 단어나 입력하세요!

"serendipitous" in Turkish

tesadüfi şanslıbeklenmeyen şekilde iyi

Definition

Planlanmamış şekilde, tesadüfen iyi veya faydalı bir olay olduğunda kullanılır. Çoğunlukla şans eseri güzel gelişmeleri anlatır.

Usage Notes (Turkish)

‘Serendipitous’ resmi veya edebi bir ifadedir, günlük konuşmada nadir kullanılır. Daha çok şans eseri oluşan buluş, etkinlik veya karşılaşmalar için uygundur. ‘coincidental’ ile karıştırmayın; 'coincidental' sadece tesadüfen anlamına gelir, şanslı olma anlamı taşımaz.

Examples

Finding my old friend at the airport was a serendipitous moment.

Havalimanında eski arkadaşımla karşılaşmak **tesadüfi şanslı** bir andı.

The serendipitous discovery of penicillin changed medicine forever.

Penisilinin **tesadüfi şanslı** keşfi tıbbı sonsuza dek değiştirdi.

Their meeting was completely serendipitous.

Onların karşılaşması tamamen **tesadüfi şanslı** idi.

It was serendipitous that we picked the same restaurant without planning.

Hiç planlamadan aynı restoranda buluşmamız gerçekten **tesadüfi şanslı**ydı.

Sometimes the best innovations come from serendipitous accidents in the lab.

Bazen en iyi yenilikler laboratuvardaki **tesadüfi şanslı** kazalardan gelir.

That was a serendipitous find—I wasn’t even looking for it!

O tam bir **tesadüfi şanslı** bulguydu—aramamıştım bile!