"seethe" in Turkish
Definition
Yoğun bir öfkeyi dışa vurmadan içinde tutmak veya bir sıvının fokur fokur kaynaması.
Usage Notes (Turkish)
'İçin için kaynamak' gizli tutulan yoğun öfkeyi anlatır; küçük rahatsızlıklar için kullanılmaz. 'Fokurdamak' ise sıvıların kaynamasında kullanılır.
Examples
She began to seethe when she heard the news.
Haberi duyunca için için **kaynamaya** başladı.
The soup will seethe if you turn up the heat.
Ateşi açarsanız çorba **fokurdayacak**.
He tried not to seethe in front of his boss.
Patronunun önünde **için için kaynamamaya** çalıştı.
You could see her quietly seethe while she listened to their complaints.
Onların şikayetlerini dinlerken sessizce **için için kaynadığını** görebiliyordunuz.
The city seemed to seethe with energy during the festival.
Festival sırasında şehir adeta enerjiyle **kaynadı**.
Customers were left to seethe in long lines at the bank.
Bankada uzun sıralarda müşteriler **için için kaynıyordu**.