"sculpted" in Turkish
Definition
Taş, metal veya başka bir malzeme oyarak ya da şekil vererek oluşturulmuş. Ayrıca insan vücudu veya yüz hatlarının belirgin ve biçimli olduğunda da kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Sanatsal nesnelerde ('sculpted statue') ve kaslı, belirgin vücut özelliklerinde ('sculpted abs', 'sculpted face') sık kullanılır. Sokak dili ifadelerine göre daha resmidir.
Examples
The artist sculpted a beautiful statue from marble.
Sanatçı mermerden güzel bir **oyulmuş** heykel yaptı.
He has sculpted arms from years of working out.
Yıllarca spor yaparak **şekillendirilmiş** kollara sahip.
The mountain looked as if it had been sculpted by wind and water.
Dağ, sanki rüzgar ve su tarafından **oyulmuş** gibiydi.
She admired his sculpted jawline in the soft light.
Yumuşak ışıkta onun **oyulmuş** çene hattına hayran kaldı.
His chest looks like it was sculpted out of stone.
Göğsü sanki taştan **oyulmuş** gibi görünüyor.
The ice had sculpted some amazing shapes on the window overnight.
Gece boyunca buz, pencerede harika şekiller **oymuştu**.