"scant" in Turkish
Definition
Bir şey azsa veya kıtsa, miktarı çok azdır ve genellikle yeterli değildir.
Usage Notes (Turkish)
'Scant' genellikle resmi ya da eleştirel ifadelerde ('scant resources', 'scant evidence') kullanılır, gündelik konuşmada nadirdir.
Examples
There was only a scant amount of food left.
Geriye sadece **az** miktarda yiyecek kalmıştı.
They had scant evidence to prove the case.
Davanın kanıtlanması için ellerinde **kıt** kanıt vardı.
We received scant information about the new rules.
Yeni kurallar hakkında **az** bilgi aldık.
Job opportunities are scant in this remote area.
Bu uzak bölgede iş imkânları **kıt**.
I had a scant five minutes to grab lunch before my next meeting.
Bir sonraki toplantıdan önce yemek için sadece **az** beş dakikam vardı.
Public funding for the project has been scant so far.
Projeye şimdiye kadar kamu fonu **az** sağlandı.