"save for a rainy day" in Turkish
Definition
Şu anda para ya da kaynakları ayırıp, ileride zor zamanlarda kullanmak için saklamak.
Usage Notes (Turkish)
Deyim olarak kullanılır; çoğunlukla para biriktirme tavsiyelerinde geçer, gerçek hava durumuyla ilgisi yoktur.
Examples
It is wise to save for a rainy day.
**Kötü günler için biriktirmek** akıllıcadır.
My parents taught me to save for a rainy day.
Ailem bana **kötü günler için biriktirmeyi** öğretti.
He puts some money aside to save for a rainy day every month.
Her ay **kötü günler için biriktirmek** için biraz para ayırıyor.
You never know what might happen, so it's smart to save for a rainy day.
Ne olacağı belli olmaz, bu yüzden **kötü günler için biriktirmek** akıllıcadır.
They had money to repair the car because they had saved for a rainy day.
Araba tamiri için paraları vardı çünkü **kötü günler için biriktirmişlerdi**.
When I got sick and couldn't work, I was glad I had saved for a rainy day.
Hastalandığımda ve çalışamadığımda, **kötü günler için biriktirmiş** olmama sevindim.