"rut" in Turkish
Definition
Tekerleklerin geçmesinden oluşan derin iz veya kişinin hayatında değişiklik olmadan, sıkıcı bir rutine kapılmış hissettiği durumdur.
Usage Notes (Turkish)
‘in a rut’ deyimi, monoton veya değişmeyen bir hayat anlamında mecaz olarak da kullanılır. Ayrıca yolda oluşan derin tekerlek izidir. ‘get into a rut’, ‘stuck in a rut’ gibi ifadelerle karşılaşılır.
Examples
The wheels left a deep rut in the mud.
Tekerlekler çamura derin bir **yarık** bıraktı.
He felt stuck in a rut at his job.
İşinde **monotonluk** içinde olduğunu hissediyordu.
After doing the same thing every day, she got into a rut.
Her gün aynı şeyi yaptıktan sonra, **monotonluğa** kapıldı.
I've been in a rut lately and need a change.
Son zamanlarda **monotonluk** içindeyim; bir değişikliğe ihtiyacım var.
It's easy to fall into a rut if you never try new things.
Yeni şeyler denemiyorsan **monotonluğa** kapılmak çok kolay.
Their car got stuck in a rut on the dirt road.
Arabaları toprak yolda bir **yarığa** saplandı.