"run a tab" in Turkish
Definition
Bir bar veya restoranda her siparişte ödeme yapmak yerine, tüketilenlerin hepsini sonunda ödemek için hesap açtırmak.
Usage Notes (Turkish)
ABD’deki bar ve rahat restoranlarda yaygındır. İngilizce 'Can I run a tab?' kullanılır. 'run up a bill' (çok para harcamak) ile karıştırmayın.
Examples
Can I run a tab until I leave?
Çıkana kadar **açık hesap tutabilir** miyim?
If you run a tab at this bar, remember to pay before you leave.
Bu barda **açık hesap tuttuysan**, çıkmadan önce ödemeyi unutma.
He often runs a tab when he meets friends for drinks.
Arkadaşlarıyla içmeye çıktığında sık sık **açık hesap tutar**.
"Let’s just run a tab tonight and split it at the end," Sarah suggested.
Sarah, "Bu gece **açık hesap tutalım** ve sonunda paylaşalım," dedi.
We don’t need to pay each time; just run a tab for the whole table.
Her seferinde ödeme yapmamıza gerek yok; tüm masa için **açık hesap tutun**.
You probably shouldn’t run a tab if you think you might forget your wallet.
Cüzdanını unutabilirsin diye düşünüyorsan, **açık hesap açmamalısın**.