"rummage through" in Turkish
Definition
Bir şey aramak için çekmece, çanta veya kutudaki eşyaları aceleyle ve dağınık şekilde karıştırmak.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok gündelik dilde ve aceleci/dağınık arayışlar için kullanılır. Kutu, çekmece, çanta gibi nesnelerle daha çok bağdaştırılır. Düzgün veya dikkatli arama için uygun değildir.
Examples
She rummaged through her bag for her keys.
Anahtarlarını bulmak için çantasını **karıştırdı**.
Tom rummaged through the drawer to find a pen.
Tom bir kalem bulmak için çekmeceyi **karıştırdı**.
The children rummaged through the toy box for their favorite car.
Çocuklar favori arabalarını bulmak için oyuncak kutusunu **karıştırdı**.
I watched him rummage through his backpack in a panic, looking for his passport.
Onun pasaportunu ararken paniğe kapılıp sırt çantasını **karıştırdığını** izledim.
Before leaving, she rummaged through her desk just to make sure she didn’t forget anything important.
Çıkmadan önce önemli bir şeyi unutmamak için masasını **karıştırdı**.
He rummaged through old photos until he found the one he wanted.
İstediği fotoğrafı bulana kadar eski fotoğrafları **karıştırdı**.