"rubes" in Turkish
Definition
Şehir hayatını bilmeyen, saf ve taşradan gelen insanlar için küçümseyici bir argo kelimedir.
Usage Notes (Turkish)
Yanlış ve kaba bir tabirdir; hakaret amacı dışında ya da şaka ile kullanılmamalıdır. Şehir ve taşra klişelerinde görülür.
Examples
The city kids laughed at the rubes from the countryside.
Şehirli çocuklar kırsaldan gelen **köylülerle** dalga geçti.
Many people think rubes do not understand city life.
Birçok insan **köylülerin** şehir hayatını anlamadığını düşünür.
The film shows a group of rubes trying to fit in.
Filmde bir grup **köylünün** uyum sağlamaya çalışması anlatılıyor.
Don't call them rubes—they're smart in their own way.
Onlara **köylü** deme—kendi yollarıyla akıllılar.
The locals thought we were just a couple of rubes when we got lost downtown.
Yerliler, şehir merkezinde kaybolduğumuzda bizi sadece iki **köylü** sandı.
Even though they're called rubes, they often have more common sense than city folks.
Onlara **köylü** deniyor olsa da, şehirdekilerden daha fazla sağduyuya sahip oluyorlar.