"rousing" in Turkish
Definition
İnsanlarda heyecan, coşku veya ilham uyandıran; genellikle konuşmalar, müzik ve gösteriler için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Genelde olumlu bir anlam taşır; resmi ve edebi ortamlarda kullanılır. 'rousing speech', 'rousing performance' gibi ifadelerle sıkça görülür. Günlük olaylarda veya konuşmada pek kullanılmaz.
Examples
He gave a rousing speech at the ceremony.
Törende **coşkulu** bir konuşma yaptı.
The team received a rousing welcome from their fans.
Takım, taraftarlarından **coşkulu** bir karşılama aldı.
We sang a rousing song together.
Hep birlikte **coşkulu** bir şarkı söyledik.
The politician's rousing promises got the crowd excited.
Siyasetçinin **coşkulu** vaatleri kalabalığı heyecanlandırdı.
There was a rousing performance at the end of the show.
Gösterinin sonunda **coşkulu** bir performans vardı.
Few things are as rousing as a last-minute goal in soccer.
Futbolda son dakika golü kadar **coşkulu** çok az şey vardır.