"riveting" in Turkish
Definition
Bir şey o kadar ilginç veya heyecan verici ki tamamen dikkatini çekmesi durumudur.
Usage Notes (Turkish)
'Büyüleyici' ve 'sürükleyici' özellikle hikaye, performans veya film gibi deneyimler için kullanılır; insanlar için kullanılmaz. Çok olumlu ve etkileyici bir ifadedir.
Examples
The movie was riveting from start to finish.
Film baştan sona kadar **büyüleyiciydi**.
She told a riveting story about her travels.
Seyahatleriyle ilgili **büyüleyici** bir hikaye anlattı.
The book was so riveting I read it in one day.
Kitap o kadar **sürükleyiciydi** ki bir günde okudum.
His riveting performance left the audience speechless.
Onun **büyüleyici** performansı seyirciyi adeta büyüledi.
I found the documentary absolutely riveting—I couldn't look away.
Belgeseli kesinlikle **büyüleyici** buldum—gözlerimi alamadım.
That was a riveting read—I barely blinked until it was over.
O gerçekten **sürükleyici** bir kitaptı—bittiğine kadar gözümü ayıramadım.