"rife" in Turkish
Definition
Bir şeyin, genellikle olumsuz bir durumun ya da problemin, her yerde yaygın olması durumudur.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle olumsuz şeyler için ve 'be + rife' (örneğin 'yolsuzluk yaygın') yapısıyla kullanılır. İsimden önce gelmez. 'Rife with' ('ile dolu') şeklinde sık görülür.
Examples
Corruption is rife in the city government.
Şehir yönetiminde yolsuzluk **yaygın**.
Rumors were rife during the crisis.
Kriz sırasında dedikodular **yaygındı**.
In summer, mosquitoes are rife near the lake.
Yazın gölün yakınında sivrisinekler **çok yaygın**.
Online scams are rife these days, so be careful with your personal information.
Günümüzde çevrimiçi dolandırıcılık **yaygın**, bu yüzden kişisel bilgilerinize dikkat edin.
The streets were rife with tension after the announcement.
Duyurudan sonra sokaklar **gerginlikle doluydu**.
In the past, disease was rife in crowded cities before modern medicine improved things.
Modern tıp gelişmeden önce, kalabalık şehirlerde hastalıklar **yaygındı**.