"remnant" in Turkish
Definition
Kalıntı, bir şeyin çoğu bittikten veya kullanıldıktan sonra geride kalan küçük parça veya kısımdır.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok kumaş, yiyecek, eski yapılar veya gelenekler gibi soyut kavramlar için kullanılır. ‘remnants of the past’ (geçmişin kalıntıları), ‘fabric remnants’ (kumaş artığı) gibi ifadelerde geçer. ‘leftover’ ve ‘scrap’tan daha resmidir.
Examples
Only a small remnant of the cake was left on the plate.
Tabakta sadece küçük bir **kalıntı** kek kalmıştı.
The remnants of the old wall are still visible.
Eski duvarın **kalıntıları** hâlâ görülüyor.
She bought remnants of fabric for her project.
Projesi için kumaşın **artık parçalarını** satın aldı.
All that was left after the fire were the remnants of the house.
Yangından sonra geriye yalnızca evin **kalıntıları** kaldı.
Historians study the remnants of ancient cultures to learn about the past.
Tarihçiler, geçmişi öğrenmek için antik kültürlerin **kalıntılarını** inceler.
You can still find remnants of old traditions in small villages.
Küçük köylerde hâlâ eski geleneklerin **izlerine** rastlamak mümkün.