"regurgitation" in Turkish
Definition
Yutulan gıda ya da sıvının kuvvetli kusma olmadan tekrar ağıza gelmesi durumudur. Tıpta ayrıca, kalpten kanın geri akışı gibi sıvıların tersine hareketini ifade eder.
Usage Notes (Turkish)
Çoğunlukla tıbbi veya bilimsel bağlamda kullanılır. En sık sindirim sorunları veya kalp kapakçığı arızaları için ('mitral kapak regürjitasyonu') geçerlidir. Gündelik konuşmada nadiren duyulur ve 'kusma'dan (vomiting) daha hafif bir durumdur.
Examples
The doctor explained that regurgitation happens when food comes back up from the stomach.
Doktor, yiyecek mideden ağza geri geldiğinde **regürjitasyon** olduğunu açıkladı.
Some birds use regurgitation to feed their chicks.
Bazı kuşlar yavrularını beslemek için **regürjitasyon** yapar.
Heart regurgitation can be seen in some medical tests.
Bazı tıbbi testlerde kalp **regürjitasyonu** görülebilir.
He was worried his constant cough was caused by acid regurgitation.
Sürekli öksürüğünün asit **regürjitasyonu** nedeniyle olduğunu düşünüp endişeliydi.
Mitral valve regurgitation is a serious heart condition that requires treatment.
Mitral kapak **regürjitasyonu**, tedavi gerektiren ciddi bir kalp rahatsızlığıdır.
Infants sometimes have mild regurgitation after feeding, and it's usually harmless.
Bebeklerde beslenmeden sonra hafif **regürjitasyon** görülebilir ve genellikle zararsızdır.