"reconciling" in Turkish
Definition
İki ya da daha fazla kişi veya şeyi tekrar barışçıl şekilde bir araya getirmek ya da uzlaştırmak; ayrıca, muhasebe gibi alanlarda kayıtların veya hesapların uyuşmasını sağlamak.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok iş, muhasebe ve kişisel ilişkilerde kullanılır. 'reconciling accounts' hesapları mutabık hale getirmek, 'reconciling differences' ise anlaşmazlıkları çözmek anlamında kullanılır.
Examples
He is reconciling the bank statements with the receipts.
O, banka ekstrelerini makbuzlarla **uzlaştırıyor**.
They are reconciling after a long argument.
Uzun bir tartışmadan sonra **barışıyorlar**.
She had trouble reconciling work and family life.
İş ve aile hayatını **uzlaştırmakta** zorlandı.
I spent the afternoon reconciling our accounts for the audit.
Denetim için öğleden sonramı hesaplarımızı **uzlaştırarak** geçirdim.
After years apart, they're finally reconciling their differences.
Yıllar sonra, sonunda farklılıklarını **uzlaştırıyorlar**.
Reconciling what you want with what you need isn’t always easy.
İstediklerin ile ihtiyaçlarını **uzlaştırmak** her zaman kolay değildir.