아무 단어나 입력하세요!

"reckon with" in Turkish

hesaba katmakyüzleşmek

Definition

Güçlü, önemli veya başa çıkılması zor olan kişi ya da durumları ciddiye almak ya da bunlarla yüzleşmek.

Usage Notes (Turkish)

Daha çok resmî veya edebi bir ifadedir. 'A force to be reckoned with' ifadesi, güçlü ve dikkate değer bir kişiyi ya da şeyi anlatır. Günlük konuşmada nadiren kullanılır.

Examples

Climate change is a problem we all must reckon with.

İklim değişikliği hepimizin **yüzleşmesi** gereken bir sorundur.

The company didn't reckon with the new competition.

Şirket yeni rekabeti **hesaba katmadı**.

Parents have to reckon with many challenges when raising children.

Ebeveynler çocuk yetiştirirken birçok zorlukla **yüzleşmek** zorunda kalır.

Her talent makes her a real force to reckon with in the music industry.

Yeteneği onu müzik endüstrisinde gerçekten **hesaba katılması gereken bir güç** yapıyor.

If you break the law, you'll have to reckon with the consequences.

Kanunu çiğnersen, **sonuçlarıyla yüzleşmek** zorunda kalacaksın.

Politicians who ignore public opinion will eventually have to reckon with it.

Halkın görüşünü görmezden gelen politikacılar, eninde sonunda onunla **yüzleşmek** zorunda kalacak.