"quicken up" in Turkish
Definition
Bir işi veya hareketi daha hızlı yapmak için birini teşvik etmek amacıyla kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Gündelik konuşmada; emir verirken veya teşvikte kullanılır. 'Hurry up' ile benzer ama daha az yaygındır. Resmi yazışmada kullanılmaz.
Examples
Please quicken up, or we will miss the bus.
Lütfen **hızlan**, yoksa otobüsü kaçıracağız.
You need to quicken up your work if you want to finish today.
Bugün bitirmek istiyorsan işini **hızlandırmalısın**.
The coach told the team to quicken up during training.
Antrenör, antrenmanda takıma **hızlanmalarını** söyledi.
Can we quicken up this meeting? I have another call soon.
Bu toplantıyı **hızlandırabilir miyiz**? Yakında başka bir aramam var.
If you don't quicken up, we'll be late for dinner.
**Hızlanmazsan**, akşam yemeğine geç kalacağız.
Alright, team, let's quicken up and wrap things up!
Tamam ekip, haydi **hızlanalım** ve işi bitirelim!