"quibbling" in Turkish
Definition
Ana konuya odaklanmadan önemsiz veya ufak tefek detaylar hakkında tartışmak ya da itirazda bulunmak.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle olumsuz bir anlam taşır; birine 'stop quibbling over details' denirse, gereksiz ayrıntılara takılmaması istenir. Resmi değil, günlük dilde kullanılır.
Examples
Stop quibbling about the price and make a decision.
Fiyat konusunda **çerçöp tartışma**yı bırakıp bir karar ver.
They kept quibbling over who should take out the trash.
Kim çöpü atacak diye sürekli **önemsiz ayrıntılara takıldılar**.
He is always quibbling when we try to plan something.
Bir şey planlamaya kalksak hemen **çerçöp tartışma**ya başlar.
Can we just agree on something without all the quibbling?
Tüm bu **çerçöp tartışma** olmadan bir şeyde anlaşamaz mıyız?
Their meeting turned into endless quibbling about tiny issues.
Toplantıları önemsiz şeylerde sonsuz bir **çerçöp tartışma**ya dönüştü.
Honestly, the quibbling is driving me crazy—let's just move on.
Gerçekten, bu **çerçöp tartışma** beni çıldırtıyor—hadi ilerleyelim.