"quash" in Turkish
Definition
Resmî bir kararı (özellikle mahkeme kararını) bozmak veya söylenti veya protesto gibi bir şeyi hızlıca bastırmak.
Usage Notes (Turkish)
Hukuki veya resmî durumlarda ('quash a conviction') kullanılır, ayrıca söylentilerin bastırılması için de söylenir. Fiziksel ezmek anlamında kullanılmaz. Günlük dilde nadirdir.
Examples
The judge decided to quash the previous ruling.
Hakim, önceki kararı **bozmaya** karar verdi.
Rumors spread quickly and are hard to quash.
Söylentiler hızla yayılır ve **bastırmak** zordur.
The government tried to quash the protest.
Hükümet protestoyu **bastırmaya** çalıştı.
His lawyer managed to quash the charges in court.
Avukatı, mahkemede suçlamaları **bozmayı** başardı.
They released a statement to quash all the speculation.
Tüm spekülasyonları **bastırmak** için bir açıklama yaptılar.
No matter what he says, you can't quash people's curiosity.
Ne söylerse söylesin, insanların merakını **bastıramazsın**.