"put your neck on the line" in Turkish
Definition
Özellikle birine yardım etmek veya önemli bir amaç uğruna kendini büyük riske atmak.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle günlük konuşmada kullanılır, küçük risklerden çok büyük ve cesurca riskler için uygundur. İnsanları ya da bir fikri savunmak için yapılır.
Examples
He put his neck on the line to save his friend from trouble.
Arkadaşını kurtarmak için **boynunu ortaya koydu**.
Don't put your neck on the line if you don't believe in it.
Eğer buna inanmıyorsan **risk alma**.
She put her neck on the line to defend her ideas in the meeting.
Toplantıda fikirlerini savunmak için **risk aldı**.
I really put my neck on the line for this project, so I hope it works out.
Bu proje için gerçekten **risk aldım**, umarım işe yarar.
Why should I put my neck on the line if nobody else is willing to help?
Kimse yardım etmeye yanaşmıyorsa ben neden **boynumu ortaya koyayım**?
Sometimes standing up for what’s right means you have to put your neck on the line.
Bazen doğru olanı savunmak için **risk almak** gerekir.