"put in" in Turkish
Definition
Bir şeyi bir yere koymak veya bir şeye zaman, emek ya da para harcamak.
Usage Notes (Turkish)
Hem somut nesneleri koymakta hem de soyut anlamda zaman ya da emek harcamakta kullanılır. 'put in an application', 'put in overtime' gibi ifadelerde sık geçer. 'put on' ve 'put out' ile karıştırmayın.
Examples
Please put in your name and address on the form.
Lütfen formdaki adınızı ve adresinizi **yazın**.
He put in the key and opened the door.
Anahtarını **koydu** ve kapıyı açtı.
She always puts in extra time to help her friends.
Arkadaşlarına yardım etmek için her zaman ekstra zaman **harcar**.
I put in a job application last week, but I haven’t heard back yet.
Geçen hafta iş başvurusu **yaptım**, ama henüz bir dönüş olmadı.
That team put in a lot of effort and finally won the game.
O takım çok **çaba harcadı** ve sonunda oyunu kazandı.
Could you put in a good word for me with your boss?
Patronuna benim için bir **iyi kelime söyleyebilir misin**?