"provocateur" in Turkish
Definition
Provokatör, başkalarını kasıtlı olarak kışkırtan, tartışma veya huzursuzluk çıkarmaya çalışan kişidir.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle siyasi ya da toplumsal bağlamda resmi olarak kullanılır. 'Agent provocateur' gizli olarak kargaşa çıkaran kişiyi belirtir. Günlük konuşmada nadirdir.
Examples
The journalist was called a provocateur after asking tough questions.
Gazeteci zorlu sorular sorduğu için **provokatör** olarak adlandırıldı.
The protest was started by a small group led by a provocateur.
Protesto, bir **provokatör** liderliğindeki küçük bir grup tarafından başlatıldı.
Some saw the artist as a creative provocateur.
Bazıları sanatçıyı yaratıcı bir **provokatör** olarak gördü.
He enjoys being a provocateur in political debates, always challenging the status quo.
Siyasi tartışmalarda **provokatör** olmayı, hep mevcut durumu sorgulamayı seviyor.
Don't mistake her for a troublemaker—she's more of a provocateur who wants people to think differently.
Onu bir baş belası sanmayın—o insanları farklı düşünmeye teşvik eden bir **provokatör**.
That rumor was probably started by a provocateur trying to stir up drama online.
O söylenti muhtemelen internette olay çıkarmak isteyen bir **provokatör** tarafından çıkarıldı.