"procrastinating" in Turkish
Definition
Yapılması gereken bir işi isteyerek geciktirmek veya sürekli ertelemek.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle iş, ders veya günlük görevlerle ilgili kullanılır. Gereksiz veya alışkanlık haline gelmiş ertelemeyi ifade eder. 'stop', 'avoid', 'keep', 'because of' ile kullanılır.
Examples
I am procrastinating on my homework.
Ödevimi **ertelemekle** meşgulüm.
She keeps procrastinating before cleaning her room.
Odasını temizlemeden önce sürekli **oyalanıyor**.
We were procrastinating instead of starting the project.
Projeye başlamaktansa **oyalanıyorduk**.
Whenever there's a big task, I find myself procrastinating for hours.
Büyük bir iş olunca saatlerce **oyalanıyorum**.
Stop procrastinating and just get it done already!
Artık **oyalanmayı** bırak ve hemen yap!
I'm great at procrastinating when I should be working, especially if my phone is around.
Çalışmam gerekirken, özellikle telefonum yanımda olduğunda **oyalanmakta** çok iyiyim.